SEYAHAT ETMENIN IYILESTIRICI GUCU

Günümüzde, seyahat etmek hayatın ‘eğlenceli’ yanı olarak algılanıyor; ancak bizi eğlendiriyor olması hayatımıza ciddi katkıları olmadığı anlamına gelmiyor. Aslında, seyahat etmenin kişisel gelişimimiz açısından çok önemli faydaları var. Eğlenmenin bir adım ötesine geçip konuya biraz daha bilinçli yaklaştığımız zaman, seyahat etmenin bizi olgunlaştırıp, iyileştirmek gibi önemli bir gücü ve hatta işlevi olduğunu daha net olarak görebiliriz.

Ne var ki, bu iyileştirici gücü hissedebilmek için gideceğimiz yerleri belirleme şeklimizi değiştirmemiz gerekiyor; bunun için de öncelikle turizm sektörünün ruhumuzun ihtiyaçlarına öncelik vermediğinin farkına varmalıyız. Bu sektör bize ‘eğlenceli açıkhava aktiviteleri’, ‘ailece macera fırsatı’, ‘kültür haftasonu’ veya ‘gözlerden uzak ada tatili’ gibi materyalist seçenekler sunuyor; ancak ruhumuzun bunlardan nasıl besleneceği konusunda yardımcı olmuyor.

Blog seyahat 1

Kulağa biraz gizemli gelse de, hepimiz bir şekilde ‘iç dünyalarımıza yolculuk’ yapıyoruz; kısacası bazı yönlerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Kimimiz nasıl daha sakin olabileceğini anlamaya ya da amaçlarını yeniden gözden geçirmeye çalışıyor, kimimiz ise daha özgüvenli olmanın veya kıskançlığın yıkıcı ve yıpratıcı etkisinden kaçınmanın yollarını arıyor.  Aslında, seyahat etmek için seçtiğimiz yerler, bu arayışlarımızda bize önemli ölçüde yardımcı olabilir; yani dış dünyadaki yolculuğumuz içerde yaşanana eşlik edebilir. Ancak bunun mümkün olması için, iç dünyamızda neyi aradığımızı ve bunu dışarıda nerede ve ne şekilde bulabileceğimizi iyi bilmemiz gerekiyor.

Bu da bir bakıma seyahatlerimize yaklaşımımızı değiştirmemiz demek; çünkü aslında gittiğimiz yerlerin iç dünyamıza gerçekleştirdiğimiz yolculuğu şu ya da bu şekilde destekleyecek bir takım özellikleriyle karşılaşabiliriz. Kimi yerlerin utangaçlığımızı yenmemize yardımcı olduğunu görürken, kiminin de endişelerimizle baş etmek konusunda bize iyi geldiğini hissedebiliriz. Bazı yerler bencil yanlarımızı törpülememizi kolaylaştırırken, diğerleri gelecekle ilgili daha objektif bir bakış açısı geliştirmemiz konusunda bize destek olacaktır.

Henüz, kimse dünyanın haritasını ruhsal dinamikleri göz önünde bulundurarak çizmedi; ancak bunun faydalı bir ölçüt olacağı bir gerçek. Böyle bir haritanın, gideceğimiz yerlerin ruhumuzu nasıl besleyeceğini ortaya koymak gibi önemli bir işlevi olacaktır. Yani aynı harita bize, hem Utah Çölü’nde göz alabildiğine uzanan milyonlarca yıllık kayaları; hem de bunların dünyaya başka bir pencereden bakma imkanı tanıyan, daha güçlü ve sakin olmamızı sağlayan psikolojik etkisini gösterecektir.

Zaman içinde biz de, aslında ‘dinginlik’, ‘yeni bir bakış açısı’ ya da ‘duygusallık’ gibi ruhsal kazanımlar sunabilen yerler aradığımızın bilinciyle seyahatlerimizi gerçekleştirebiliriz. Mesela Monument Vadisi’ni ziyaret eden bir kişi, göz açıp kapayıncaya kadar unutacağı bir macera yaşamak için değil; bu seyahatin, kişiliğine yeniden yön vermek için bir fırsat olacağı düşüncesiyle oraya gidebilir. Kilometrelerce yol alarak ve epeyce para ödeyerek gerçekleştirdiği bu seyahati, asıl kendini geliştirmek ya da başka bir insana dönüşmek için bir vesile olarak görebilir.  

Blog seyahat 2

Seyahati, hayatın ciddi meselelerinden kaçmak olarak algılamamalı; tam aksine, onun iç dünyamızda ulaşmak istediğimiz yerleri beslemesini hedeflemeliyiz.

 

Recent entries