CAMDAN DISARIYI SEYRETMENIN ONEMI

Camdan dışarıyı seyrettiğimizde, genelde kendimizi kötü hissederiz. İşimizle meşgul veya yapılacaklar listesindekileri tamamlıyor olmamız gerekmez miydi? Bu adeta zaman kaybının tanımıdır; hiçbir şey üretmez ve hiçbir amaca hizmet etmez gibi görünür. Camdan bakmayı can sıkıntısıyla, dikkat dağılmasıyla ve faydasızlıkla eş tutarız. Çenemizi avuç içine alarak pencere kenarında durup uzakta sabit bir noktaya dalıp gitmek pek de saygın bir davranış değildir. ‘Harika bir gün geçirdim, günümün en güzel kısmı da camdan dışarıyı seyrettiğim andı’ demeyiz hiç. Ancak belki de daha iyi bir toplumda, bu tam da insanların birbirine söyleyebileceği bir şeydir.

Aslında dışarıyı seyretmenin amacı, paradoksal olarak, dışarıda olup biteni anlamak değildir. Daha ziyade, kendi zihnimizin içindekileri anlama çabasıdır. Ne düşündüğümüzü, ne hissettiğimizi ve aklımızdan neler geçtiğini bildiğimizi sanırız. Ancak nadiren tamamen biliriz. Bizi biz yapan şeylerin büyük kısmı keşfedilmeden ve kullanılmadan içimizde dolaşır. Potansiyeline dokunulmadan öylece durur. Çekingendir ve direkt sorulan soruların baskısı altında ortaya çıkmaz. Eğer doğru şekilde yaparsak, camdan dışarı bakmak bize daha derindeki kendimizin, sessiz öneri ve bakış açısını dinleyebilmek için bir yol sunar.

Plato zihin için bir metafor önermişti: fikirlerimiz, beyin kafeslerimizde kanat çırpan kuşlar gibidirler. Ancak Plato, kuşların sakinleşmesi için, amaçsız geçirilen sakin zamanlara ihtiyaç duyduğumuzu anlamıştı. Camdan dışarıyı seyretmek bize işte bu fırsatı sunar. Hayatın devam ettiğini görürüz: bir ot parçası rüzgâra karşı koyar, gri bir bina çiseleyen yağmurun ardından görünür. Fakat bir tepki vermemiz gerekmez; iddialı bir niyetimiz olmadığından, fazla belirgin olmayan yanlarımızın duyulma şansı olur…

Verimliliğe takıntılı toplumlar, hayal kurmanın potansiyelini farkedememiştir. Ancak bazen en iyi içgörülerimiz, bir amaç için hareket etmekten vazgeçip düş kurmanın yaratıcı potansiyeline saygı duyduğumuz anlarda gelir. Pencere kenarında hayal kurmak; keşfedilmemiş derin bir kendilik bilgeliğinin belirgin olmayan ama çok önemli arayışını savunurken, acil -ama nihayetinde önemsiz- baskıların getirdiği aşırı taleplere karşı stratejik bir başkaldırıdır.

 

Çeviren: Hülya Acun 

Orijinal metni okumak için tıklayın:http://www.thebookoflife.org/the-importance-of-staring-out-the-window/

Recent entries